Ama nasıl algıladığınızla da doğrudan ilişkilidir. Selam!
Öncelikle müthiş bir grup keşfettim. Şuraya bir şarkılarını iliştirip devam ediyorum.
*Dipnot: ben keşfedene kadar çoktan dağılmışlar…
İkinci olarak bugün, ilham veren bazı resimler, müzikler ve belki biraz da kitaplara dair karmanlı çormanlı bir yazı yazacağımı öngörüyorum. (Böyle bir önseziyi de her yerde bulamazsınız, rica ederim.)
Pazar kahvelerinizi demlediyseniz buyurun söyle geçelim.
1. harekete geçmenin dayanılmaz hafifliği*
Bazı çocukluk alışkanlıklarının hâlâ sürüyor olması, enteresan bir flashback sunuyor insana. Siz de en sevdiğiniz deftere yazarken daha mı özenliydiniz yoksa normal miydiniz?
Bir ay kadar önce çok severek aldığım günlük/ajanda karışımı deftere yazmaya başlamak için hep daha geçerli bir sebebim olmalı diye düşündüm. Yazmaya değer daha da önemli şeyler olmalı. Genel kurulun da kurulu başkanlığı pek kıymetli defterlerin hepsini teftiş ediyor malum, toplatılan günlükler var.
Bir akşam karalamalar yaparken (herhangi bir defter, belli) Oğuz Atay’ın henüz okumadığım kitabının, popüler kültüre meze olması sebebiyle çokça tekrarladığım alıntısı geldi aklıma.
“Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.”
Tutunamayanlar, 1972
Eş zamanlı olarak defterin ilk sayfasına alıntıyı yazarken buldum kendimi. O gündür de hunharca yazıyorum. Dileyen kurul gelip teftiş edebilir, öyle bir aydınlanma.
Velhasıl, kişisel gelişim zırvası olarak algılamayın ama kötü resimler yapın, en güzel boyaları en kötü resimlere harcayın. Hiç var olmamalarından iyidir. “Yaşadım diyebilmen için“*
- bkz. varolmanın dayanılmaz hafifliği, milan kundera, 1984.
- bkz. yaşamaya dair, nazım hikmet ran, 1948
2. kötü resim yapma rehberi
Bir diğer deyişle, “genel kurul hiçbirini teftiş etmeyecek, etse kaç yazar” rehberi. Bir süredir hafta sonu rutini oluşturdum kendime.
Pinterest’ten referans aldığım çizimleri ya da tabloları kendi yorumumla (bunu mu demek istediniz: with bad drawing) farklı bir şeye dönüştürüyorum ve inanılmaz keyif alıyorum. Olayın tamamen bundan ibaret olduğunu fark ettiğimde yirmi yedi yaşımdaydım. (Konunun resimle alakası yok)
Yaptığınız çizimlerin köşesine ya da üzerine bilinç akışıyla o anki düşüncelerinizi yazmayı da denerseniz ortaya bambaşka şeyler çıkıyor, sadece deneyin ve görün…
Üzerine bir saniyeden fazla düşünmeden yazdığım çizim üzeri notlarımdan birinin küçük bir bölümü:
“… Masalda yaşlı cadılar olmaz ama herkes genç ve güzel de değildir. Bu biçimsizlik hâli çoğu zaman kapı arkası edilir. Bezelye kabuğu kadar yassı ve bir tomurcuk kadar körpe. Sonra farklı diyarlar vardır ama asla paf pöf dağında falan değil. Gözle görülür, istenirse işitilir. Beş taş oynayan yetişkinlerin kurduğu oyunlar ve mızıkçı ilan edilen komşu çocukları da öyle…”
Birkaç örnek referans çizim ekliyorum, denemek isteyenler için. Arka plana da Chevala Vargas açarsanız tadından yenmez!



Daha profesyonel işler arıyorsanız tabii ki Google Arts & Culture, bulunmaz nimet. Yalnızca çizim için değil, sanatsal anlamda da kapsamlı bilgiler edinmek istiyorsanız bulabileceğiniz en verimli ve eğlenceli kaynak kesinlikle.
Online müze gezebiliyor, farklı kültürleri tanıyıp sanat odaklı çeşitli fotoğraf filtrelerini kullanabiliyorsunuz. Mutlaka inceleyin.💛
3. selim bey, sade.
“Evidea, Bella Maison, Mr. Diy” gibi markalar da bizimle aynı fikirde olacak ki Pinterest’ten aldıkları ilhamları birçok ürünlerine yansıtıyorlar. “Tam Pinterest aynası” gibi tabirler de buradan geliyor.
Ev dekorasyonu için de çok sık kullanılıyor malum. Kendim için kaydettiğim birkaç ilham verici deseni aşağı iliştiriyorum. Bir tane de şarkı bırakıyorum, sizi mi kıracağım.





- bkz. https://asteriastudio.com
- bkz. https://www.gabrielleneil.com
- bkz. https://chasingpaper.com
- bkz. @thomasstrahan
4. göğe bakalım*
Remote çalışıyorsanız evdeki tablolara, göğe baktığınızdan daha çok bakıyor olmanız muhtemel. (Ultra evcimen bir model olduğum için sıkıntı değil, beni merak etmeyin.)
Bu noktada da alanı daha yaşanabilir ve tamamen sizi huzurlu hissettirecek şekilde (Ayşen teyzeyi değil, sizi) dekore ederseniz çalışma motivasyonunuzu olumlu anlamda etkileyecektir. Yine Pinterest’ten ilhamladığım birkaç tablo önerisini iliştiriyorum.





Duvarlar sizin, (yani ev sahibinizin) boyaya zarar vermeden kullanabileceğiniz birçok alternatif mevcut. Dilediğinizce kişiselleştirin, çünkü neden olmasın?🖼️
- bkz. göğe bakma durağı, turgut uyar, 1956.
5. her şey birdenbire oldu*
Bir dönem yurtdışına kartpostal gönderir, çeşitli ülkelerden kartlar alırdım. Eski “Postcrossing” camiasından kim kaldı… Müthiş bir sistemleri var, başka bir yazıda detaylıca anlatırım. Ne yazık ki yıllar önce bıraktım. Ekonominin müthişliği karşısında dilim tutuldu, devam edemedim. Belki dönerim diye bir umut, hatırlatıcı mail atıyorlar ama just say turkish amazing economy and keep going.
Pinterest’ten kartpostal incelemek henüz ücretsiz ama yine de temkinli olmak lazım. Birkaç kart ve davetiye önerisi iliştiriveriyorum yine şöylece.
Eğer e-ticaret ile uğraşıyorsanız akılda kalıcılığınızı artırmak ve markalaşmak adına da kesinlikle minik de olsa yaratıcı bir teşekkür kartı hazırlamanızı önerebilirim.🎁




- bkz. birdenbire, orhan veli, 1950.
6. ne yapay?
Sol böbreğimiz yerine geçen yapay zeka araçlarının hayatımıza bu kadar dahil olmasının, yaratıcılığımızı tembelleştirdiğine dair bazı söylentiler var. Katılmıyorum ama uzun vadedeki etkilerini de gözlemlemek lazım.
İşim gereği sıkça kullanmamın yanı sıra ilham almak için de tıpkı bir ekip arkadaşımla paslaşıyormuş gibi sohbet ettiğim ve ortaya bambaşka şeylerin dahil olduğu çok fazla an yaşanmıyor değil. Teknolojinin zararları hakkında zibilyon tane sav üretilirken olumlu yanlarını da es geçmemek lazım.
Fakat son zamanlarda fotoğraf ve video nezdinde öyle gerçekçi işler çıkarılıyor ki hangisine inanacağımıza karar verirken saçlarımıza aklar düşmediği kalıyor. Misal, aşağıda gördüğünüz Midjourney ile ürettiğim bu görsellerin hiçbiri gerçekte var olmadı.


Sosyal medyada gördüğümüz her şeyin gerçekliğine inanacak çağı çoktan geçtik anlayacağınız. Yaratılan bu gibi görseller, fotoğraf çekmeyi sevenler için ilham kaynağı olabilir.
Ayrıca benzer şekillerde sanal karakterler yaratıp influencerlık yapan ve bunu ticarete döken çok fazla hesap da var. 2016’dan beri aktif olarak içerik üretilen @lilmiquela bunlardan sadece biri. TatilBudur da benzer şekilde bir karakter (Yaz) üretip marka yüzü yapmayı denedi ama pek başarılı olduğu söylenemez.
Yapay zeka nezdinde ilham alınılası bir diğer boyut ise hayal ettiğiniz çoğu görseli yaratabilme imkânı. Yine Midjourney’de farklı bir marka için ürettiğim gerçeküstü görsellerin birkaçı:



Doğru komutları girerek üretebileceğiniz görsellerin gerçekten sınırı yok.
Dipnot: İlk görselin üzerine “Hayat kısa, inekler uçuyor” yazıp baskısını almamak için zor duruyorum…
Yapay zekâ demişken Black Mirror’ı anıyorum hemen. Benzer temaları işleyen izlenilesi birkaç bölüm listeledim:
- Arkangel (4. Sezon, 2. Bölüm)
- Joan is Awful (6. Sezon, 1. Bölüm)
- Common People (7. Sezon, 1. Bölüm)
- Striking Vipers (5. Sezon 1. Bölüm)
- Eulugy (7. Sezon, 5. Bölüm)
7. bonus
Son olarak bir film, bir kitap bir de şarkı önerip gidiyorum.
Film: The Painted Veil, 2006. (Film güzel ama kitabı ayrı güzel.)
Kitap: Görme Biçimleri, John Berger.
Şarkı:
Sevgiler,
Ece.